RocketTheme Joomla Templates
     
Ana Sayfa Makaleler Adaletin Kisvesi
Facebook      
Adaletin Kisvesi PDF Yazdır
Av. Fatih Yel tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 05 Temmuz 2010 12:01

 

Eskilerin, müdafaa esnasında ne giydiklerini, başlarına ne geçirdiklerini öğrenmek istersek ne görürüz? Fes, külah, kalpak; beyaz, yeşil, abani, her cinsten sarık… Elbiseye gelince: lâta, cübbe, setre, pantolon, istanbulin, şalvar olmak üzere karmakarışık. Dava vekili de, herkes gibi, başına, sırtına, bacaklarına ne geçirirse müdafaasını onunla yapardı. Osmanlı İmparatorluğu, Tanzimat ve hatta Meşrutiyet’ten sonra dahi hakimler ve avukatlar için muayyen bir kostüm, belli bir serpuş kabul edilmemişti.1

 

Bununla birlikte avukatların giydiği kıyafetin tarihi batı ülkelerinde oldukça eskidir. Örneğin Fransa’da Birinci Fransuva, 1540 yılında çıkardığı bir emirnamede “Umum avukatları rabıtalı elbise, yuvarlak serpuş giymedikçe ve sakal ve bıyıkları tıraşlı olmadıkça ve üst başları ve ayakkabıları temiz bulunmadıkça hâkimin önüne çıkmaktan men ederiz.” şeklinde kurallar koymuştur.2

 

Ülkemizde ilk zamanlar 03.04.1920 tarih ve 461 sayılı Adli Kisve Kanunu ile hakimler, savcılar ve zabıt katiplerinin muhakeme esnasında Adliye vekaletince gösterilecek kisve ile vazife görecekleri düzenlenmiştir. Mülga 460 sayılı Avukatlık Kanunu ise hakimlerin adli kisveleri hakkındaki kanunun tatbik edildiği her yerde avukatları dahi müdafaa esnasında Adliye vekaleti tarafından gösterilecek örnek dairesinde elbise giymeye mecbur tutmuştur. 3 O dönemdeki mevzuata göre avukatların siyah uzun cübbe ve serpuş (başlık) giyme zorunluluğu vardı. Serpuş daha sonra resmi kisve olmaktan çıkarılmış ve geriye sadece bugünkü cübbe kalmıştır.

 

Yürürlükteki Avukatlık Kanunu’nun 49. maddesi avukatların, mahkemelere, Türkiye Barolar Birliği’nin belirteceği resmî kılıkla çıkma zorunluluğunu tanzim ederken, Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nin 20. maddesi de avukatların, mesleki ve yargısal faaliyetleri sırasında meslek kurallarının 20. maddesine uygun davranma zorunluluğunu getirmiştir.

 

Meslek kuralları 20. maddesinde ise “avukatlar duruşmalara Türkiye Barolar Birliği’nce şekli saptanmış cübbe ile ve temiz bir kıyafetle çıkar.” denilmektedir.

 

01.01.1975 tarihinde yürürlüğe giren “Avukatların Resmi Kılık Yönergesi”ne göre; Avukatların görev yaparken giyecekleri resmi kılıkları Türkiye Barolar Birliği’nde mühürlü olarak saklanan örnek şeklindedir. Bu örneğe göre; resmi kılık üç renkten oluşmuştur. Genel görünüm siyahtır. Yaka kırmızı, ön tarafın dış yüzü boydan boya parlak siyah, bu siyahın arka yüzü ile kol kapakları yeşildir. Yakanın altındaki dikiş sırma ile kapatılmıştır.4

 

Günümüz ceza mahkemelerinde kırmızı kumaştan cübbeler giyilirken, hukuk mahkemelerinde yeşil cübbeler giyilmektedir. Avukat cübbelerinde kırmızı ve yeşilin kullanımındaki gaye avukatın ceza ve hukuk dallarını da temsil ediyor olmasıdır.5

 

Cübbenin taşıdığı manalardan biri, savunma tekelinin avukatlara ait olduğu ve bunun baroya kayıtlı avukatlarca yerine getirilebileceğidir. İkinci anlamı, görev ayrılığını belirginleştirmesidir. Sav, savunma ve yargının cübbelerinin ayrı olmasının anlamı, ayrımın açıkça ve giysilerde de görünmesidir. Üçüncü anlamı, savunmada görev yapanlar arasında eşitlik olduğunu göstermedir. Avukatlar arasında bir ayrım yoktur.6

 


1 ÖZKENT Ali Haydar, ‘Avukatın Kitabı’ Arkadaş Basımevi İstanbul 1940

2 DEVELİ H. Şinasi Avukatlık Resmi Kisvesinin Tarihçesi Mersin Barosu Dergisi 2003, ÖZKENT Ali Haydar age sh. 329, GÜNER Semih, Avukatlık Hukuku Yekin yay. 2009,

3 ÖZKENT Ali Haydar, age sh:330,

4 ÇELİK M.Lamih, TBB Dergisi sayı 74, 2008 sh.291 v.d.

5 www.inisiyatif.net/hukukmuzesi

6 GÜNER Semih, Avukatlık Hukuku Yekin Yay. 2009 sh 454,; EREM Faruk Avukatlık Mevzuatı Şerh 2002 Ankara Barosu yay. sh. 407, Meslek Kuralları Ankara Barosu Yay. 2006 sh. 144

 

Share/Save/Bookmark
 

İDEAL HUKUK DERGİSİ

Sekizinci Sayı

Altıncı Sayı

Yedinci sayı

Üye girişi



Çevrimiçi üyeler

Yok