Üye girişi
Çevrimiçi üyeler
Anket
Hukukçular Derneği, 5 Nisan Avukatlar Günü'nü İstanbul Üniversitesi Rektörlük Binası'nda saat 19:00-21:00 saatleri arasında düzenlediği kokteyl ile kutladı.
Hukukçuların yoğun ilgi gösterdiği programda kürsüye ilk olarak gelen Hukukçular Derneği Başkanı Av. Cavit Tatlı, katılımcıların Avukatlar Günü'nü kutladıktan sonra yaptığı konuşmasında "İçinde bulunduğumuz bu tarihi binada hukuk eğitimine başladığımda mevcut olan büyük yasalardan 3 tanesi yeniden hazırlandı ve yürürlük tarihini bekliyor. Anayasa ise değişmek / değiştirilmek için toplumun uzlaşısını bekliyor." diyerek sözlerine başladıktan sonra ilk defa sivil bir anayasaya bu kadar yaklaşıldığını dile getirdi.
Anayasa konusundaki sözlerini de "Yine sosyo-politik şartlarımız sebebiyle yapılacak sivil bir anayasa arzu edilen olumlu değişiklikleri taşımayacaktır. Ama her halükarda 82 anayasasından daha iyi ve daha ileri olacaktır. Muhtemel bütün eksikliklerine rağmen yeni anayasa en azından sivil olacaktır, sivil toplumun rüştünün ispatı olacaktır." diyerek tamamladı.
Anayasa konusundaki görüşlerini aktardıktan sonra Hukukçular Derneği Başkanı Av. Cavit Tatlı, sözlerine Hukukçular Derneği'nin hukuk eğitimi üzerindeki görüşlerini şu sözlerle aktardı: "80’li yıllara kadar Türkiye de iki hukuk fakültesi vardı. Bu gün hukuk fakültesi sayısı altmışa, hukukun farklı dallarından oluşturulan fakülte sayısı ise elliye ulaşmıştır. Buna rağmen niteliksiz fakültelerin diploma verdiği hukukçular hukuk faciası kararların hakimi, skandal politik olayların kahramanı olmuşlardır. Buna sebep fakültelerimizin teknik hukukçu yetiştirmeleridir. Yapılması gereken ise Hukuk Felsefesi ve Hukuk Sosyolojisi gibi Hukukçunun ruh dünyasını geliştiren, toplumu anlamasını sağlayan derslerin zorunlu dersler haline getirmek, hukuk öğrenimini dört yıldan altı yıla çıkarmak gibi nitelik artırıcı tedbirleri hayata geçirmektir."
Son olarak hukukçuların toplumdaki fonksiyonuna değinen Tatlı, "Kurduğunuz sistem eğer adaleti tesisi amaç edinmiyor, sistemi işleten kişiler adaletin en önemli değer olduğunu her zerresinde hissetmiyor ise o yol ne yazık ki adalete çıkamaz. Biz, yapılan yargılamalara kişilerin güvenebilmesinin, yargılamanın gerçekten adil olması kadar önemli olduğuna inanıyoruz. Bunu sağlamak içinde;
HSYK nın yerine Hakimler için ayrı Savcılar için ayrı kurulların olmasını,
Hakimler ve Savcıların lojmanlarının ayrılmasını,
Savcıların Adalet Saraylarının idaresini üstlenmelerinin sona erdirilerek, savcıların adliye binalarından çıkartılmasını ve Savcılar için oluşturulacak yeni binalar ve yeni personel tahsisinin yapılmasını,
Uygulamada zaten yapılmayan savcıların sanık lehine olan delilleri toplama mecburiyetinin kaldırılmasını, buna karşılık avukatlara doğrudan delil toplama hakkının verilmesini
Duruşma salonlarının adaletin tüm çıplaklığı ile görülebileceği kadar ışık alan her türlü marangoz hatalarından arınmış mekânlara dönüştürülmesini,
Hakimlerin Kaymakamlarda olduğu gibi mutlaka yurt dışına gönderilerek yargılama faaliyetlerine dönük bilgi ve görgüsünün artırılacağı gerçek manada stajların düzenlenmesini,
Yargısal faaliyetlerin hızlanacağı, daha adil olacağı ve adil olduğuna inancın da artacağını düşünüyoruz." diyerek sözlerini noktaladı.
Tatlı'dan sonra kısa bir konuşma yapan Prof. Dr. Hüseyin Hatemi, anayasanın değiştirilmesinin önceliği olduğunu belirterek "Toplumlar hak ettikleri gibi yönetilirler. Ben de inanıyorum ki bu toplum artık sivil, özgürlükçü bir sevgi anayasası ile yönetilmeyi haketmektedir."
Ardından kürsüye gelen Hukukçular Derneği Eski Başkanı Av. Cahit Özkan, 82 Anayasası'nın metninin yazıldığı İstanbul Üniversitesi çatısı altında bu kokteylin düzenlenmesinin ve yine bu çatı altında sivil anayasa isteklerinin dile getirilmesine dikkat çekti ve önümüzde seçimlerin olduğuna değinerek yeni anayasanın seçimler sonrasında oluşacak olumlu atmosferde hayata geçirileceğine inandığını belirtti.



