Üye girişi
Çevrimiçi üyeler
Anket
HUKUKÇULAR DERNEĞİ BASIN AÇIKLAMASI
1.Ordu Askeri Başsavcısının da aralarında olduğu 5 askeri hukukçunun Balyoz Davasına ilişkin kendi aralarında yaptıkları konuşmalarının ses kayıtları bugün bir internet haber sitelerinde yayınlanmıştır.
Konuşmaların gerçekliğinin teyide muhtaç olduğunu unutmamak gerekmektedir. Hukukçular Derneği olarak darbe planlayıcıları tarafından BALYOZ DARBE PLANI kapsamında derneğimiz kapatılması planlanan dernekler arasında yer aldığı için müdahillik talebimiz Mahkeme tarafından kabul edilmiştir.
İnternet haber sitesinde yayınlanan ses kayıt dökümleri de göstermiştir ki;
Askeri hukukçular da BALYOZ DARBE PLANININ var olduğunu, bu hususun tarafsız bir askeri bilirkişi tarafından incelendiğinde çok rahatlıkla ispatlanabileceğine inandıklarını ifade etmektedirler.
Ses kayıtlarının doğru olduğu kesinleşirse, askeri hukukçuların balyoz planını doğruladıkları, Balyoz Darbe Planını hazırlayanların kanlı bir darbe planı hazırlığında olduğunu, 12 Eylül tipi bir harekat planıyla provokasyonların gerçekleştirileceğini ve darbeye "uygun" ortamın hazırlanacağını bir kez daha gözler önüne sermektedirler.
Davaların askeri mahkemelere düşürülmeye çalışılması, cezaevi müdürünün ve bilirkişinin görevlerini yaptıkları gerekçesi (!) ile görev yerlerinin değiştirilmesi hususlarının dedikodusunu yapmak yerine askeri savcıların bu konuşmaları ihbar olarak kabul ederek gereken incelemeleri yapmaları gerekmektedir. Bu sayede, görevini layıkı ile yapan kişilerin varsa mağduriyetleri giderilmelidir. Giderilmelidir ki; bir şey yapmayan, yapmadığı gibi liyakat ile değil tavassut ve kanuni olmayan kriterler ile yükselen, ancak bulunduğu makamlardan güç alarak yaşayabilen kişiler bu yolun artık kapandığını görmelidirler.
BALYOZ DARBE PLANININ, seminer veyahut delil üretilerek oluşturulan bir senaryo olmadığı bir kez de askeri hukukçular tarafından dile getirilmiştir.
Askeri Mahkemelerin görev alanı yeni BALYOZLAR yaşanmaması için daraltılması gerektiğine ilişkin taleplerimizin haklılığı bu ses kayıtları ile tekrar görülmüştür. Ast üst ilişkisine bağlı hiyerarşik yapının içerisine yerleştirilmiş bir organın adalet dağıtırken yaşayacağı zorlukları anlamamak için sivil olmaya gerek yoktur.
Bu konuşmayı yapan kişilerin kimliklerinin tespiti ile Sivil Mahkemelerde tanıklıklarına başvurularak sahip oldukları bilgilerin öğrenilmesi gerekmektedir.
Son olarak; Türk Silahlı Kuvvetlerinin, bünyesindeki meşru çizgi dışına çıkmış kişi veya kişileri rütbe ayrımı yapmadan bünyesinden temizlemesi gerekmektedir. Zira 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubatlara yeni tarihler eklenecek ve bu ülke insanı o karanlık günleri tekrar yaşamak zorunda kalacaktır.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
Avukat Cavit Tatlı
Hukukçular Derneği Başkanı



