RocketTheme Joomla Templates
     
Ana Sayfa Haberler Hukukçular Derneği’nden Dink Ailesine Ziyaret
Facebook      
Hukukçular Derneği’nden Dink Ailesine Ziyaret PDF Yazdır
Salı, 24 Ağustos 2010 00:00

Hukukçular Derneği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde görüşülmekte olan Dink davası kapsamında Türk Dış İşleri tarafından gönderilen savunmaya tepki gösterdi. 24 Ağustos tarihinde Dink ailesini ziyaret eden Hukukçular Derneği Başkanı Av. Cahit Özkan ve bazı yönetim kurulu üyeleri aileye savunma metni hakkındaki görüşlerini iletti.

Hukukçular Derneği tarafından hazırlanan basın açıklamasında şöyle denildi:

Hrant Dink’in Agos Gazetesi’nde yazmış olduğu bir yazı nedeni ile “Türklüğe Hakaret” suçundan hakkında verilen Mahkumiyet kararı, aldığı açık tehditlere rağmen devletin Hrant Dink’i korumması, cinayetten sonra ortaya çıkan sorumlu polis ve jandarma görevlileri hakkında etkili soruşturma yapılmaması nedeniyle Hrant Dink ve Dink Ailesinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde açılmış davalar bulunmaktadır.

Bu davalara Dışişleri Bakanlığı tarafından gönderilen savunmada “Hrant Dink’in aldığı mahkumiyet savunulmuş ve Almanya’nın bir Nazi liderine verdiği ceza emsal gösterilmiştir. Türkiye’nin savunmasında ayrıca Hrant Dink’in koruma istememesi nedeniyle devletin de cinayetten sorumlu tutulamayacağı ileri sürülmüştür.

AİHM, daha önce Almanya’da bir Nazi örgütü liderine nasyonal sosyalizmi savunan yazısı için verilen cezayı yerinde bulduğunu” gerekçe gösterdiği Türkiye’nin savunması, tam bir skandaldır. Sayın Hrant Dink ve siz değerli ailesi ile birlikte ülkemiz açısından utanç verici olup Türkiye’yi aşağılayan ve küçük düşüren bir savunma olmuştur.

Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne vermiş olduğu şiddet ve nefret savunmasının bizzat kendisinin “İnsan Haklarına Saygı Yükümlülüğü” kenar başlığı ile ifade edilen sözleşmenin birinci maddesini, “ayrımcılık yasağı” kenar başlıklı 14. Maddesini ihlal etmiştir.

Savunmaya emsal gösterilen dava Nazi örgüt lideri Alman Kuhnen’in Yahudi soykırımını inkâr ettiği ve “Karşımıza çıkan herkesi tasfiye edeceğiz” dediği için Alman Mahkemeleri’nde mahkûm olmuştu. Kuhnen bir yazısında “Her kim bu davaya hizmet ederse eylem yapabilir. Her kim buna karşı çıkarsa karşısında bizi bulacak ve nihai olarak tasfiye edilecektir” diye yazmıştı. Ülkesinde bu yazısı nedeniyle ceza alan Kuhnen’i mahkûm etmesi üzerine Kuhnen, 1988 yılında o tarihte AİHM’in işlevini gören Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’na başvurmuş ve başvurusu reddedilmişti.

Savunmaya emsal gösterilen Nazi davası maalesef söz konusu savunmayı hazırlayanlar tarafından tam tersinden algılanmıştır. Zira Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 1988’de verdiği, “şiddeti ve nefret söyleminin engellenmesi” yönündeki Bakanlar Komitesinin Tavsiye kararı maalesef söz konusu olayda şiddet ve nefreti teşvik edici istikamette yorumlanmış ve savunmaya konulmuştur. Şiddet ve nefretle menfur saldırıyı gerçekleştirenler savunulmuştur. Öte Yandan Sayın Hrant Dink, Agos gazetesinde kaleme aldığı yazısında “Türk ve Ermeni halklarının barışını” hedef almıştır. Şiddeti değil barışı, nefreti değil sevgiyi amaçlamıştır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararını verdiği ve Türkiye’yi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesinde korunan “İfade özgürlüğü ve 2. maddesinde korunan “yaşam hakkı” maddelerini ihlalden mahkum ettiği ve kararın yazımına başlandığı ifade edilmiştir. Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’nı da rahatsız eden bu savunma Türkiye’yi mahkumiyetten kurtarmamıştır.

Ayrıca, Türkiye bu tür ihlalleri ortadan kaldırmak için insan haklarının kurumsallaşması ve bu bağlamda mevzuatta ve yargıda zihniyet dönüşümünü gerçekleştirmek zorundadır. İnsan hakları dönüşümünün önünde engel olmak isteyen ve hukuk adına bu engelleri gerekçe gösterenleri de Türkiye’yi temsilden azletmelidir.

 

Share/Save/Bookmark
 

İDEAL HUKUK DERGİSİ

Sekizinci Sayı

Altıncı Sayı

Yedinci sayı

Üye girişi



Çevrimiçi üyeler

Yok